haberin yok ölüyorum

  • kaan tangöze'nin intihar eden sevgilisi için bestelediği şarkıdır. kaan tangöze'nin bu şarkıyı söylerken ağladığına pek çok kez şahit olunmuştur.

    3
  • bir erkek ancak bu kadar sevebilir, bu kadar iyi anlatabilir ve bu kadar iyi susabilir... kaan tangöze'yi gözümde biraz daha yükseltmiştir bu şarkı. sözlerini de yazayım tam olsun...

    bakma bana öyle derin
    işim olmaz senle benim
    hiç bu kadarsevilmedin
    gözlerinden okuyorum
    haberin yok ölüyorum

    sorma bana nerelisin
    ne içersin ne giyersin
    derdim sana derman olsun
    ben gönülden okuyorum
    haberin yok ölüyorum

    azdı yine deli gönül
    üzerine geliyorum
    geçti yine boş bir ömür
    gözlerinden öpüyorum
    haberin yok ölüyorum

    haberin yok ben ölüyorum
    sen gelirken ben gidiyorum
    dermanım yok ben ölüyorum
    ayrılırken ben içiyorum

    1
  • bir çoğunun aksine ,dinlenildiği zaman sigara,içki,uyuşturucu yada intihara falan götürecek türden bir şarkı olmadığı bizzat tarafımdan yaşanılmış olup,istediğiniz yere istediğiniz şekilde sizi alıp götürebilen bir şarkıdır,hatta iyi bir çocuksanız belki bulutların üstünde uçtuğunuzu bile hissedebilirsiniz.

    1
  • duman'ın belki de en güzel parçası.
    youtube.

    1
  • duygu yüklü şarkı ve insanı o ayyaş söyleme tarzına ölümüne iten şarkı..!

    "bakma bana öyle derin, işim olmaz senle benim" kısmına bitilesi şarkı...

    severim ama söyleyemem, için için ölürüm biterim tarzında bi şarkı.. *

  • ilk dinlediğimde uyuz olduğum sonradan çok sevdiğim bir duman şarkısı.

  • haberin yok ölüyorum...

    azalıyorum yavaş yaşar. eriyorum... düşüyorum gözlerinden yaş misali katre katre. küçülüyor bedenim. ruhum bol geliyor... yakıştıramıyorum artık hiç bir şeyi kendime. sıyırıyorum ruhumu tüm elbiselerinden, çıkartıp atıyorum tüm maskeleri... kimseyle iyi geçinmem için bir neden yok artık. çünkü haberin yok ölüyorum....

    yok oluyorum, darma duman. hiç bir şey bırakmamalıyım arkamda, hiç bir bakış, anlam... hiç bir şey hatırlatmamalı beni sana... sevdiğim elbisen, aldığım ilk koyle hiç bir şey ! küllerim bile.

    yanıyorum, yavaş yavaş kor bir alev gibi... yok oluyorum içten içe. külleşiyor tüm bedenim, savrulmak istiyorum anlamsız yerlere. bir fırtınaya bırakmak istiyorum küllerimi. en uzak diyarlara savrulmalı senden uzaklara... çok uzaklara... çünkü haberin yok ölüyorum...

    gözlerimde ki bakışlar o kadarda anlamsız değil aslında. dudaklarım haykırmak istiyor her şeyi. yapamıyorum... hüzün yakıştıramıyorum o gözlere. haberin yok ölüyorum.

    alışmalısın herşeye. yeni bedenler, yeni gözlere, yeni kokulara. yeni bir anlam katmalısın hayata. bensiz bir hayata. benden sana kalan hayata. gözlerimden kurtulmalısın, o acı dolu bakışlarımdan. ben huzura erdiğim de sende huzura ermelisin benim gibi ama benimle değil... haberin yok ölüyorum...

    unutmalısın ilk tanıştığımız günü, elini ilk tuttuğum mekanı, dudaklarını dudaklarımla birleştirdiğin o anı. bana yaşattığın mutlulukları, verdiğin huzuru.yeni bir ev tutmalısın kendine. butun eşyalarımı yakmalısın benimle birlikte savurmalısın bilinmedik yerlere. o elbiseyi de giymemelisin artık... o kadarda yakışmıyordu aslında sana. harikalar yaratmıyordun bedenimde... evin balkonu o yaz akşamlarına tanıklık etmemişti aslında. o şarkılar, sözler birer masaldı aslında unutulmaya mahkum. unutulmalı evet evet herşey. ilk baştada ben. yapmalısın bunu anlamalısın artık. yok oluyorum... bitiyorum... tükeniyorum... hiç bir şey bakmayacak arkamdan gözlerin bile...

    azalıyorum yavaş yaşar. eriyorum... düşüyorum gözlerinden yaş misali katre katre. küçülüyor bedenim. ruhum bol geliyor... yakıştıramıyorum artık hiç bir şeyi kendime. sıyırıyorum ruhumu tüm elbiselerinden, çıkartıp atıyorum tüm maskeleri... kimseyle iyi geçinmem için bir neden yok artık. çünkü haberin yok ölüyorum....

    özgürlüğüme varıyorum seni özgür bırakarak. haberin yok. ben ölüyorum !

    dipedit: bu yazı tahsinin abisi adlı yazara ithafen yazılmıştır ve artık onundur.

  • ölüm bile korkar oldu kendinden!

    bakma bana öyle derin...
    yağmurun kış şarkısı başladı yine. kalbimi ellerine usulca bıraktığım akşam. ve öyle yormuş ki seni gece, öyle sarmış ki ruhunu, parçaladığım tüm heceler, anlamsızlıktan çığlıklar atarken, hem gündüzümü hem gecemi sana boyadığım tüm zamanlarda. haberin yok ben ölüyorum!

    gece bile korkar oldu ölümden!

    dökülen yaşlardan biriktirdiğim aciz duygularımla, her gidişimde eski bir otogar da avuçlarıma usulca bıraktığın küçük hediyeleri düşündükçe, anladım ki geçtiğimiz tüm yollar, hayatlarına büründüğümüz tüm insanlar sadace bir toz bulutundan ibaretmiş.

    ben bile korkar oldum ölümden!

    birdaha dönemediğim anlarda gitmelerinin dağınık hüznünü yaşıyorum. yüzüme taktığım şeffaf maskemle, en güzel hikayem için hiç teklemeden oynuyorum!

    masal bile korkar oldu ölümden!

    şimdi tüm yolların sana çıktığı, fahişe ruhlu insanların çığlıkları arasında, dermanım yok ben ölüyorum! hayat, insan, kaç, zaman, iş, emek, gitmek, yol, tüm eskizler, boş, anlamsızlık, mutlu son?, cevap bekleyen sorular, anlamını bulamadığın, sebepsiz, his, yedi, ben, tesadüf, sen! bilinçaltım yine oyunlar oynarken tüm kelimeler sana çıkıyor işte.

    ölüm bile korkarken ölümden! haberin yok ben ölüyorum!

  • müziğin bir esinti oluşunu hissettiniz mi hiç?bazen dondurucu,bazen yakıcı,kimi zamansa ferahlatıcıdır hani...ruhun mevsim şartlarına göre değişir.

    peki aynı anda hem üşüyüp hem yandığınız olmadı mı?dondurucu bir yangının içine düşürmedi mi hayat sizi?ve hayat dediğimiz aslında seçimlerimizin çizdiği bir harita değil mi?seçtikleriniz bir yangın ortasında dondurmadı mı hiç sizi?

    bir şarkı minör tonda başlayıverir.sol anahtarı açar ardından gizlediğiniz odaları.notalar ilmek ilmek işlenir anılarınızla,yaşanmışlıklarla.ve akar gözlerinizden.yanaklarınıza odakladığı rotasıyla,dalgalı bir denizdeki yelkenli misali...

    kalbe bir sızı düşüverir sonra.tarifi de pek mümkün değildir.acıtır.kesilmiş ellerin acısına da benzer,karda üşüyen ayakların acısına da...ince,keskin bir sızıdır.kör bir bıçak kalpte biler kendini.bir sonrakinde daha derine saplanmak için...

    ve her acıda biraz daha kaşarlaşırız.acısak da kanamayız artık.her acı,her seferinde biraz daha fazla boşalır.ve fahişe olur ruh,her acı yaşantısında böylece.

    kimisine de bağımlılık yaratır bu hüzün yaraları.mazoşist bir edayla kendi hüzünlerini yaratır ve saplarlar en derinlerine.çoğu zaman aşklar yaratırlar.oyuncular hep değişir.ve dekor da..."cast" farklıdır fakat,senaryo hep aynı."anathema"sı hüzün olan tirad ve monologlar eşliğinde sürer gider piyes.itiraf ediyorum: ben de onlardan biriyim!

    bir müzikaldir sahnelediğim.tek perdelik bir tragedy...suflör de benim,oyuncu da,dekor da,sahne de...kimi figüranlar gelir geçer içimden.sonunda hep ayak izlerine bakar bulurum kendimi,yapayalnız oluşumla.

    izleyenler de olur oyunumu,görmeyen gözlerle.sahnede bir palyaço:pandomim yapan...sessiz sedasız bir oyundur izledikleri.çığlığımdır göremedikleri,gözyaşlarımdan yanağıma süzülen: haberiniz yok,ben ölüyorum!...

    7
  • bu adamla ortak noktamız çok olduğunu düşünüyorum bahsi geçen duman. öyle güzel söylemiş ki kelimeler yetersiz bende öyle söylerdim inanın bana yaşayarak söylemiş ki zaten yaşamadan söyleyemez. bende yaşadım ama bende güzel söylerdim.

  • kişiyi öldürüp intihar süsü veren duman şarkısı.

    2
  • her bir notası insandan ayrı ayrı bir parça çalan, şarkı bittiğinde ise ondan çaldığı parçaların yerine yenilerini koyan şarkı.

    haberi yok ölüyoruz.

  • herşey biter.bitti kurtuldum dersin hoop bakar sana bu şarkı bi güler dayanamazsın açarsın çok sevdirir kendini ağlatır düşündürür ,ve maalesef geçmişte yaşamaya mahkum bırakır.

  • sen gelirken ben gidiyorum ne lan.nasıl adamsın sen be kaan reyis diyesim geldi dinleyince.

  • fermansız ölen bir adam, ayrılırken içen.

  • parçanın son 2 dakikası adeta harika.

    --
    habeğğrin yoğokk ben ölüyoruğuumm.
    derrrrmanım yoğoğoğkkk ben ölüyoruğğğm
    ayrılırken ben içiyoruuuğğm

    a a a aaa a a a aaaa hieğğğğğğğğ
    o o o oooo o o o ooo hoooooğğğğğğğğayğğ
    --

    adam 10 dakikalık bi parça yapsa ve sürekli böyle a a a aaaa'lasa, çamaşır makinesini izleyen otistik edasıyla hiç sıkılmadan dinlerim.
    aym so sirıyıs valla.

    2
  • en başarılı duman parçasıdır. inletir adamı.

  • en başarılı olmasa da sevilen bir parçadır candır kandır

  • ağır bir travma sırasında dinlenilen, sonra da etkisinden çıkılamayan parçadır. kaanın söyleyişi de ayrı koyar zaten.

  • ölüyorum amına koyayım, gel bir su ver gibisinden şarkı. hani isyan gibi değilde bıktım artık yıldım bu yapmacıklıktan gibisinden. *

  • içime içime işleyen şarkı, ağzına sağlık kaan..

  • simsiyah mı demeliyim artık düşlerimin rengine?

    bilinmez sorular meşgul edince zihni, insan kaç gece uykusuz kaldığının farkında olmaz, olamaz ya hani..

    (derin bir nefes al)

    zehir zıkkım geçen gecelerin yorgun düşürdüğü bedeninin yorgunluğundan bile bi haber kalmışken, gündüzlerin anlamını yitirdiği, solumak için, nefes almak için illaki geceyi beklediğin zamanlarda ne yapacağını bilememek nasıl yorar uyuduğunu zannettiğin ama katiyen uyu(ya)madığın gecelerde bilir misin? çıkmaz sokaklarda kalmışcasına çaresizce dizlerin üzerine kapaklanıp, aklındaki çözümsüz sorulara cevap bulmaya çalışmak için; seni değil, etrafındakileri değil, elinde var olan, elinde paralayabilmek için var olan bir tek kendini her gece öldürmek, her gece diriltip hep yeni baştan katletmek, nasıl bir duygudur, bilir misin? bil(e)mezsin..

    ölüyorum ben her gece, haberin yok. ölüyorum.. ve sen benim ölüşlerimden bi haber, yaşantına bir yaz güneşinin insanlara bulaştırdığı neşe misali, ertesi gün bu gülüşlerin yenisini bulabileceğine emincesine devam ediyorsun. ben gecelerimde kendimi kaybolmaya adamışken, yokoluşlarını gözümde kaybedip, hayalinle yaşantıyı bir adet haline getirmişken, sen kendi yaşantına bir nisan yağmurunun vücuduna hissettirdiği tattılığın verdiği sorumsuzluk duygusu gibi devam ediyorsun. ardından haykırışlarımdan bi haber, sessiz kalışlarımın sevinçleriyle beni unutarak.

    söksem, boynuma asılmış, benden yüz bulamadıkça sancılanan, benden yoksunluk tattıkça ağrıyan şu paramparça ve kanayan ve katiyen istemediğim kalbimi söksem yerinden. sen olmasan onda, seni söksem bedenimden, kanaya kanaya ölsem, çırpına çırpına can versem. ama kurtulsam senden, adını çalsam dilimden, yerlere yazsam ve çiğnesem seni. tüm istanbul çiğnese, ben kurtulsam senden, her hatırlayışımda yok olmasam, kahrolmasam, yıkılmasam, yıkılışlarımın altında kalmasam. söksem seni.. söksem. göz yaşlarımı bassam yarama ve yavrusunu kaybetmiş bir anne gibi mahsunca boynumu eğip, sussam, konuşmasam.. lal olsam.

    ölüyorum ben her gece, haberin yok! şen gülüşlerin eşlik ediyor ölümlerime ama sen yoksun, sadece hayalin var, eşlik ediyor bana. sen yoksun ama kulaklarımda sesin var ya da ben çıldırıyorum, sen yoksun aklımla beraber beni terketmişsin ya da deliriyorum. sen yoksun ben her gece en yeni baştan kendimi asıyorum. saatim hep 3ü 17 geçiyor. ben her gece kendimi asıyorum ama saatim ilerlemiyor. ben kendimi her gece, seni hatırlayıp, soluksuz bırakıyorum.

    simsiyah düşlerim. ve ben hergece yeni ölümler, kıpkızıl ölümler keşfediyorum.

    (nefesi bırak)

    *


    tık

  • duman'ın en sevilen şarkılarından yalnızca biridir.

bizi takip edin

kötü sözlük © 2010 - 2015 (zaman nasıl geçiyor)

bu sayfada haberin yok ölüyorum başlığı hakkında kötü sözlük yazarlarının yazdıkları subjektif yorumlar bulunmaktadır ve haberin yok ölüyorum ile ilgili tüm içeriği sözlük yazarları oluşturmaktadır. haberin yok ölüyorum başlığına yazılanların hepsi doğru olmamakla beraber sadece kötü sözlük yazarlarını bağlamaktadır. kötü sözlük olarak amacımız, yazarlarımız sayesinde sürekli gelişen, değişen bir bilgi ve paylaşım platformu oluşturmak ve bu platformun mümkün olacak en az kısıtlamayla gelişmesini ve güzelleşmesini sağlamaktır. kötü sözlük hepimizin katkılarıyla gerçeklerin yazıldığı, okunduğu, tartışıldığı, kritiğinin yapıldığı bir ortam olabilmek için yola çıkmıştır. (sıkıcı kısım başlıyor) ayrıca kötü sözlük'te yazılan her şey doğru olmayabilir, site içeriği 18 yaşından küçükler için sakıncalı da olabilir. dünyayı ele geçirmek gibi bir amacımız olmamasına rağmen tüm içerik creative commons by-nc-nd koşulları ile lisanslanmıştır.

bir takım şeyler: iletisim / şikayet / reklam - S.S.S. - istatistikler - facebook - twitter - google+