reklam !
-
tdk tanımı; "nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı" şeklindedir.
şiveden kaynaklı şu tarz söylemlerde de geçtiği görülmüştür;
(burada "kısa süreli olarak" anlamını taşımaktadır.)
- az bi dursana!
- az hareketlere bak! -
azmak fiilinin emreder biçimde bir kişiye söyleniş şekli.
-
hakan günday ın yeni kitabının ismi hayırlı olsun.
buyrun;
http://www.ntvmsnbc.com/id/25203264/ -
şu sözlerle beni etkileyen, okumak için sabırsızlandığım kitap.
az* küçük bir kelime, büyük bir roman. diyebilirsin ki, bir insanı, fotoğraflarından ve hakkındaki haberlerden ne kadar tanıyabilirsin? haklısın. belki de çok az... o zaman şöyle demeliyim: seni az tanıyorum... az... sen de fark ettin mi? az dediğin, küçücük bir kelime. sadece a ve z. sadece iki harf. ama aralarında koca bir alfabe var. o alfabeyle yazılmış onbinlerce kelime ve yüzbinlerce cümle var. sana söylemek isteyip de yazamadığım sözler bile o iki harfin arasında. biri başlangıç, diğeri son. ama sanki birbirleri için yaratılmışlar. yan yana gelip de birlikte okunmak için. aralarındaki her harfi teker teker aşıp birbirlerine kavuşmuş gibiler. senin ve benim gibi... -
hakan günday'ın yeni çıkan romanıdır...
-
hakan günday'ın son eseridir. fragmanı için; az
-
(bkz: az alkmaar)
-
hakan günday'ın 'tutunamayanlar yazıldıysa, biz türkçede her şeyi yapabiliriz' diyerek kaleme aldığı dadından yenmeyen harika eser.
-
(bkz: uz)
-
insan doğar. on- on beş yıl sonra dünyanın nasıl bir tezgah olduğunu ve doğumla ölüm arasına nasıl hapsedildiğini fark eder. bu aslında bir histir, bilgi değil. ve ilk tepkisini verir. avazı çıktığı kadar bağırarak. bu çığlık, bir kalabalığın içinde cüzdanını çaldırdığını fark eden kişinin çaresiz haykırışına benzer. önce, aşağılayan ve umursamaz bakışlar atan kalabalık, sonra da aşırı gürültüye dayanamayıp, içlerinden birini, bağırıp çağıranla konuşmaya gönderir. o da gidip "biz de çaldırdık cüzdanı, ne var? senin gibi kıçımızı yırtıyor muyuz?" der. böylesi bilimsel bir müdahale için, genelde diplomalı olanlar tercih edilir. kalabalığın kayıtsızlığı karşısında yavaş yavaş sesi kesilen yaygaracı, gerçeği kabullenir ve çevresindeki boşluğu insanlarla doldurur. buna, büyüme denir. yetişkin olma. tam olarak, yetişkin uysallığı.
(bkz: hakan günday)




