-
ikinici yeni'nin uslanmaz şairi. unutulmaz şiirleri yazmış olmakla birlikte türkiye edebiyatına unutulmaz denemeler de kazandırmış yazar.
öykücü arkadaşı muzaffer buyrukçu ile bir olup turgut özal'ı intihar etmeye davet eden eski mülkiye müfettişi.
darphane müdürü. papürüs dergisi'nin editörü. adındaki "y" harflerinden birisini bir bahiste kaybetmiş şair.
bakınız elinde sigarasıyla trt'de katıldığı bir programda, kendisi.
http://www.dailymotion.com/video/xbhw75_cemal-sureyya-konuyuyor_creation
.
-
soyismindeki "y" yi bir iddaa uğruna kaybettiği söylenir. (cemal süreyya - cemal süreya)
-
asıl adı cemalettin seber olan ve hayatındaki en önemli kırılma noktaları adressizliği olarak bilinen şairimiz. 4 kez evlenmiş 29 farklı evde ikamet etmiştir.
aşağıdaki "üstü kalsın" şiiri ile hayata ve ölüme olan bakışaçısını gayet güzel dile getirmiştir.
bu da oldu işte.
her ölüm erken ölümdür
biliyorum tanrım.
ama, ayrıca, aldığın şu hayat
fena değildi.
üstü kalsın...
-
can yücel'le süper diyalogları olan yazar
-
"yoksuluz gecelerimiz çok kısa dört nala sevişmek lazım" dizeleriyle şiirden edebiyattan uzak kitlelerin bile gönlüne taht kurmuş şair (bkz. hatunu yatağa çağırma teknikleri)
-
bir insan sevişirken aşkını nasıl yaşar, hiçbir müdahaleye gerek kalmadan anlattı bu adam.
"memelerin vardı." dedi, "memelerin kahramandı. sonra..."
"sonrası iyilik, güzellik..."
"sesinde ev dağınıklığı var" dedi. "ikide bir elini başına götürüp rüzgarda dağılan yalnızlığını düzeltiyorsun."
boynun dedi, saçların ellerin dedi, uzuyor bacakların dedi.
dedi bu adam.
-
"evet, gün geliyor bıkıyorum senden,
ama istanbul'dan bıkmak gibi birşey bu'
demiş bir şiirinde şair. iki kadını karşılaştırıyor, biri istanbul! ve içinden çıkılamaz bir kavram kargaşasına sokuyor bizi. bıkmak herkesin bildiği, hissettiği, yaşadığı bir kelime. önüne istanbul gelince anlamını yitiriyor her şey. eskisi gibi ifade etmiyor kelime.
istanbul'dan bıkmanın süresi kaç salise? ve kimilerine göre istanbul'dan bıkmak mümkün mü! ne anlatmaya çalıştın ey şair... bize bunu yapmaya, kafayı yedirtmeye hakkın var mı!
-
"cigarayı attım denize
şimdi bir güvercinin uçuşunu bölüyoruz
gökyüzünün o meşhur maviliğinde
uzun saçlı iri memeli kadınlarıyla
bir akdeniz şehri çıkabilir içinde
alıp yaracak olsa yüreğini
şimdi bir güvercinin
şimdi sen tam çağındasın yanına varılacak
önünde durulacak tam elinden tutulacak
hangi bir elinden güzelim hangi bir
bir elinde kızlığın duruyor garip huysuz
öbür elinde yetişkin bir günışığı
daha öbür elinde de kilometrelerce hürlük
çalışan insanlar için akşamlara kadar
toz duman içinde
bir elinde de boyuna ekmek kesiyorsun
biz eskiden de en aşağı böyleydik senlen
bir bulut geçiyorsa onu görürdük
bir minarenin keyfine diyecek yoksa onu
bir adam boyuna yoksulluk ediyorsa onu
ne zaman hürlüğün barışın sevginin aşkına
bir cıgara atmışsak denize
sabaha kadar yandı durdu"
-
saat onikiden sonra,
bütün içkiler
şaraptır.
diyen şair.
-
"ertesi gün için bir şey diyemem ama rakı içtiğin gün ölmezsin" demiş olan usta şair.