reklam !
-
(bkz: mu kıtası)
-
zen budizmde öncüllerin hatalı örtüşmesiyle ortaya çıkmış sorulara verilen yanıt.
basit olarak açımlarsak ne evet ne de hayır anlamına gelmektedir... yani bir zen öğrencisi derin meraka düşmüşken elindeki soruyu yönelttiğinde bu cevapla karşılaşır genellikle (ve üstüne de bir temiz sopa yiyebilir)...
-köpekte de buddha'nın ruhu var mıdır?
-mu.
gibi gibi.
ya da ortaçağ batı felsefesinin pek kıymetli(!) ''tanrı kendi kütlesinden ağır bir taşı kaldırabilir mi?'' veya '' bir iğne ucuna kaç melek yerleşebilir?'' gibi soruları bir zen rahibine sorulacak olsaydı sanıyorum ''mu'' cevabını verirdi...
bu anlamda söyleyebiliriz ki genellikle mavi ekranın şimdi geliyorum dediği anlarda başvurulan bir yanıttır ki, batı felsefesini; aristoteles mantığını ve bilgisayar çalışma prensiplerini başka başka noktalardan inceleyen robert m. pirsig gibi kişilerin de üzerinde derinlemesine durduğu bir cevap kalıbıdır mu...
fakat esas olarak ben istiyorum ki bireyler kendi küçük yaşamlarında da bu cevabı kullanabilsinler... yaşamın her saçma karşılaşmasında mu cevabı verebilelim, soluk alalım, saçma karşısında algı kapılarımız çatırdamasın ve anlam dağılmasın:)
lakin şöyle de bir şey var, şayet bu gerçekleşebilseydi sanıyorum aklını kullanmaktan çekinen için iyi bir kaçış yanıtı olurdu bu mu. hakikat arayıcılarından çok, hakikat kaçışçılarının vazgeçilmez yanıtı olurdu. sonra hugh everettvari bir çocuk çıkagelir, ''karşıkonulamaz bir kuvvetin hareketettirelemez bir kütleyle karşılaşması sonucu ne olurdu'' sorusunu sorardı ki buna basitçe mu cevabını vermek bir çok kapıyı kapatırdı... sadece sizin için değil, everettvari çocuk için de.
...
annem ''hiç'' olsaydı ben ne olurdum?




