-
mecburiyettir.
-
sevdiğim ve bıkmadığım nadir şeylerden biri.bazı insanlar bir konu hakkında yazar, bazıları da önce yazacaklarını bulur ve sonra o yazacakları şeyler için konu arar.ben bu ikinci grupta olanlardanım.hep yazmayı düşündüğüm şeyler beririr ve onları bir konuya uyarlayıp yazarım.bu şekilde yazan çok var mı bilmiyorum ama ben böyleyim.aslında ben hayat tarzı olarak da böyleyim.sevgililerime özel şeyler söylemek, anlatmak yerine içimde söyleyecek anlatacak şeyler birikiyor ve sırf bunları anlatmak için sevgilim oluyor.söyleyecek şeylerim bittiğinde ve sevişmeler eski tadı vermediğinde ilişkim bitiyor.yani kişilere ya da konulara göre tavır belirleyen değil, önce tavır belirleyip o tavra göre kişi ya da konu bulan birisiyim.acaba bu normal mi anormal mi çözemedim.
-
bazısının yapabildiği en iyi şeydir yazmak. hayatta yapabileceği, bu yaptığından daha iyi yapabileceği bir şeyi yoktur.
-
genel olarak kalem kullanılarak yapılan işdir, yine genel olarak kağıt üzerine yapılır ki bazı insanlarda agaç, bank, kumsal, duvar v,s üzerinde denemiyor değil yani
-
yazıyorsun. yazıyorsun ama o asla okuyamayacak bunları.
ne acı değil mi? ne hissettiğini asla tam olarak bilemeyecek. bu yüzden yazıyor insan aslında. ben diyemiyorsun, "ben seni çok seviyorum."
"ben seni hâlâ unutmadım."
"ben seni hâlâ bekliyorum." istediğin kişiye.
hiçbirini diyemiyorsun. korkuyorsun ya da olmayacağını bildiğin için kendinden kaçıyorsun. sesleri bastırmaya çalıştıkça daha da şiddetlendiğini göremiyorsun. vazgeçmeye çabaladıkça her gün daha da derinden bağlandığını kavrayamıyorsun.
nefesini, tenini, varlığını çok özlediğini kimselere söylemek istemiyorsun. sadece yazıyorsun. çünkü yazarken kalem kağıt hiçbir zaman soru sormuyor sana.
sadece sen ne hissediyorsan aynılarını yazıyor onlar da. yargılamadan.
yazdıkça rahatlıyorsun belki. belki de yazdıkça, kendine itiraf ettikçe daha da çok kanıyorsun.
-
bazen her şey, bazen hiçbir şeydir.