reklam !
-
olmayan ingilizcesiyle konuşmasıdır. kavram kargaşası yaşar kendileri.
(bkz: van minüts) (bkz: bir dakikalar) -
-
one minutsden ibarettir.
-
ok demeyi bilir başka ne halt bildiği belli değildir ingilizce namına. ancak tbmm'nin sitesinde ingilizce bildiği yazar beyefendinin.
-
you shall not kill cümlesini "yu şeal nat kiıl" gibi söylenmesi gerekirken, "yu şal nat kil" şeklinde söyleyerek tüm dünyada alay konusu olmasına neden olan ingilizce.
-
türkçesi ile karşılaştırılamayacak olandır. zira kendisi yıllar yıllarrr önce spikerlik için trt ye başvurmuş bir zat-ı muhteremdir.
-
başbakan isterse geliştirebilir; ama çalışmıyor çalışsa yapar. ben ona yardımcı olayım. bu kalıpları ezberlemekle başlayabilir mesela;
(bkz: take along your mother and go away) *
(bkz: elhamdülillah we are really hard müslim) * (salladım biraz)
(bkz: military is not the place of relaxing) * -
(bkz: let me motherfucker)
-
evet bu bir itiraftır. tayyip erdoğan'ın ingilizce öğretmeni yıllar önce amcamdı. ve amcam ile kuzenim arasında gerçekleşen konuşmayı aktarmam gerekirse:
-dayı hiç utanmıyor musun tayyip erdoğanın ingilizce öğretmeni olarak ?
+yoo arabasını aldım ya sonuçta. -
ilkokul çocucuklarının ingilizcesinden daha kötü olduğu gerçektir. ayrıca koskoca türkiyenin başbakanının ingilizce bilmemesi tam bir içler acısıdır. sürekli amerikaya gidiyor bu adam, hiç mi bişey öğrenmez arkadaş bir insan. onu da geçtim dünyanın parasını hortumluyorsun, tut özel hoca en kralından öğretsin bu kadar basittir.




