reklam !
-
oblmov öldükten sonra tutturmuşlar "yok ilya hayatını boş yere harcamışta, yok ömrünü yatarak mafetmişte kıl yün". bu olga'ya da ştolts'a da ve onlar gibi düşünenlere sormak lazım siz hep ayaktaydınız, çok koştunuz, çok konuştunuz, bütün avrupayı dolaştınız elinize geçen ne oldu? hep hüzün hep keder yeni sorunlar yeni uğraşlar.
öncelikle şunda hem fikir olmak lazım. oblomovluk bir kaçış değil bir tercihtir. bu tercih, huzurun, karın tokluğunun, vücudu dinlendirmenin, kafayı sorunlarla yormamanın, stresin yol açtığı karın ağrılarını çekmemenin ve bir çok şeyi yapabilme imkanı varken yapmamanın verdiği inanılmaz özgürlük hissinin seçimidir.
300 köleye efendilik yapmanın, yattığın yerden para kazanmanın, sürekli mideni güzel yemeklerle doldurmanın, istediğin zaman istediğini yapabilmenin, en güzeli 24 saat uyuyabilmenin, güzel kıyafet giyebilmenin ve yatağında huzur içinde ölebilmenin nesi kötü olabilir ki? daha doğrusu oblomovluktan daha güzel bir yaşama biçimi olduğuna beni kim ikna edebilir ki? -
her ne kadar kitap boyunca tü kaka gibi gösterilen bir karakter olsa da, kendisinin her zaman destekçisi oldum. neden mi? diyelim oblomov oblomovculuk yapmadı, hayatı boyunca çalışıp çabaladı çok para kazandı, çok başarılı oldu falan filan. ee sonuç? hiç. adamın sadece doğuştan gelen bir kafasına göre takılma cesareti var. günümüzde hiçbirimizde o cesaret bulunmasa bile en azından hepimizin içinde bir yerlerde sıcak yatağında yatan, dışarının soğuğundan sakınan bir oblomov olduğu su götürmez.
-
şu sözlükte benimle aynı hastalığı taşıyan birini görsem " amaan bırak gebersin amk banane " der geçerim. ama sağolsun oblomov öyle değil bilgi verdiği gibi bir de yönlendiriyor. sağolsun varolsun başımızdan eksik olmasın. bu kadar iyi ve bilgi dolu bir yazarın nick altı nasıl bu kadar tenha asıl huzursuz eden o. kasvet ile embesil embesil muhabbetlere gireceğinize gelin feyz alın lan biraz. *
-
tüm üzerine oblomovluk yapışmış insanlar için oblomovluğu daha da körükleyen bir kitap. oblomov'u okumadan anlayamazsınız. muhteşem bir kitaptır.
-
çekirgem, izimden devam ediyor.
bıraktığım bayrağı o taşıyooooğr, her gücü oooğ aşıyor...
sözlüğe güç veren aydın yoğl benim, sana çizdiğim yol beniiiğm. -
insan, iki dünyada yaşıyor. biri, gezegenimiz olan dünya, diğeri, kişinin kendi dünyası. kişinin kendi dünyası, elbette gezegenin doğal koşullarıyla irtibatlı. iki dünya arasında etkileşim var. insanların çoğu, kendi dünyalarının farkında değiller. bu farkındasızlık, kişinin ümmî kalmasına neden oluyor. ümmî, doğuştan elde ettiği kazanımların üzerine bir şey koyamayan anlamında. bunların yaşayabilecek bir dünyaları olmadığı gibi –ki buna benlik de denebilir- gezegenin doğal şartlarıyla da uyum sağlayamıyorlar. ümmî insan, iki dünyada da yok. boşlukta yaşıyor.
oblomov, en genel anlamda, kişinin kendi dünyası (benlik) ile yaşadığı gezegen arasındaki çatışmanın romanı olarak görülebilir.
soruisaretlerim.blogspot.com -




