reklam !
-
kendini ve daha çok karşındakini kandırmakla sonuçlanan olaylar silsilesi...
iki ayrı kavramı da incelemek gerekirse;
mantık evliliği diyorlar değil mi?! günümüzde tercih edilen, çirkinliklerini, uyumsuzluklarını örtmek için bu yola baş vuruyorlar...
-sevemedim birini e napıyım çocuk yapmak için biriyle evlenecektim, o da benim gibi düşünüyordu oldu bitti işte...
bu mantık evliliği işte, sevgi yok ortada sadece çocuk doğurmak ya da doğurtmak için...
yaşamlarını idame ettirmek için, yalnızlıkla yüzleşmemek için seçilen bir yol...
duygu yok, aşk yok... en basiti arada beyaz bir kağıda çakılmış siyah bir karalama var sadece... kimi tutabilir ki bir arada bu kağıt parçası...
ibadet de böyle değil midir?
tanrıya, allaha, yaradana, budaya ya da her neyse kime, neye tapıyorsa kişi, ya da taptırılıyorsa... ibadet etmek için tapınmak için ne gerekiyorsa yapıyor...
ama içinden gelerek mi yapıyor... sorgulamak lazım bu gerçeği...
ne faydası olacak ki ona o ibadetin?!
islamiyeti düşünelim; allaha ibadet etmenin sonucunda ne var cennet...
ibadet yoksa ödül de yok yani cehennem... tabi istisnai durumlar var ama oraya girmeye gerek yok!
eee ben namazımı kılıyorum ama aklımdan bin bir türlü hinlik geçiyor,
orucumu tutuyorum ama içten içe her aldığım nefes sigara fırtı!
inanmıyorum sonunda cennete gideceğime, çünkü sadece mahalle baskısı yüzünden yapıyorum bunca şeyi!
e ödül gelir mi bundan...
sen ödev diye arkadaşından alıp yazdığın iki satır parağrafı verirsen hocana
hocan anlamaz mı bu hileyi?!
neyse çok karıştı mevzu...
sonuç: içten gelmeyen hiçbir şey bizi mutlu edemez, sadece göz boyamak denir buna... ve bu hususta atılan her adım kendine ihanettir, varlığa, var olmaya ihanettir....
ukdeyi veren: don perlimplin
notu: " çehov abimiz söylemiş. ne güzelde söylemiş."




