reklam !
-
vermedikten sonra güzel olması okul için bir anlam ifade etmez. yani bıyıkları olan fatmadan farksızdır. ama sümüklü serpil verse dudağının üstündeki sümükler sankim dudağının kenarındaki fantazi çikolatası gibi cezbeder okulu. mesele güzel olup olamamak değil leğen (pardon yeğen) , mesele verip vermemek...
-
okulun geri zekalı kızlarından biridir.
eğer ki hem güzel hem akıllıysa ne mutlu ona. -
tahminen kendini çok elit zanneden.
ama karşısında konuşsanız, vursanız gerçekleri yüzüne 5 dakika sonra üff. snne be slk. der.
tecrübe ile sabit. -
sınıfın en güzel kızı olmaktan daha iyi olsa gerek.
-
(bkz: kasabanın en güzel kızı)
-
verse de ımf gibi verir, yani eline verir...bölelerine yaklaşmayın dünya etraflarında dönüyor sanırlar,kazara sevgili olursunuz ama şansınız yaver gider okulu sizden önce bitirir. işini gücünü oturtmuş bi zibidi için sizi sktr eder. sonra mutsuz olur.(nası mutlu olsun a.q.dünya onun çevresinde dönmüyor neticede.)hani hayvanlık etmemiş saygı duymuş acelesi yok evleniriz ilerde öyle de olur sorun değil der dokunmazsanız ne olur biliyomusunuz?size eniyi ihtimalle dert dökülecek kardeş ya da dertleşilebilecek ipne muamelesi yapar. o kadar haltı yedikten sonra siz tam ilaçları kesmiş normal hayata adapte olmaya çalışırken sizi arar ağlar zırlar dünya niye şöyle dünya niye böyle... sizde jeton düşmez öylesine konuşursunuz,içinizden de "-ulan götü de daha yeni toparladıydık." diye geçer sonra aslında bir yıldır evli olduğunu biraz araştırınca öğrenirsiniz.son konuşma şöyle cereyan eder.
"-ben sonucunu düşünemeden çok şey yaptım, hiçbiri bana zerre mutluluk getirmedi...böyle bunun paralelinde uzun uzun konuşur yarım saat bir saat (o zamanlar beleş yok gsm ossurtuyor adamı)size daha önce kitlemiş olduğu faturalar aklınıza gelir.(öyleki bir aylık fatura bedeline uçakla ayda 3 sefer ankara gidiş geliş yapar harbiden yüzyüze görüşebilirsiniz, düşünün)halbu ki bu sefer o aramış size saatlerce bedava psikoterapist muamelesi yapmaktadır.gerçi sizin için sorun olmaz.çünkü bir atasözümüz der ki "ölmüş eşek ,kurttan korkmaz." tutar sizi hem green reçeteli ilaçlarınızı kullanmış fakat üstüne de bir ufak rakıya tekila muamelesi yapıp aç karnına sırf limonla sek kafa bulduğunuz bir anda da arar. sonra şöyle bir diyalog gelişir.
"hatun:-yatmışmıydın?
user :- yok yav bu saatte mi?(saat 24:00)
hatun : napıyorsun?
user :(içinden bok yiyorum a.q.sanane demek geçer ama)ha bir bira açtım notlara bakıyodum 2 gün sonra finaller başlıyor.
hatun :keşke hala okulda olsaydım. sınavlar derslerden kalmak bunların hiçbirinin bir önemi yokmuş...vıdı vıdı vıdı...
user :doğru tabi haklısın...
hatun :keşke herşey daha farklı olsaydı, annemi de kaybettiğimden beri hiç iyi değilim.ankara'da olmaktan nefret ediyorum.falan
user : bende ankara2da olmaktan nefret ediyorum, ama hayat bu işte...
hatun :sen ankarada mısın şu an?
user :evt şu an arkadaşların yanındayım yarın akşam ayrılacağım...
.
.
.
uzar gider tabi kafa kopar dertler sıkıntılar anlatılır,anlatılır.
user :"-kızım her anlamda yarrağı yemişsin benden daha ne istiyon .ölüden göt istenmez." lafı çıkar. the end (her film mutlu mu bitecek a.q) -
(bkz: lila)
-
(bkz: puma swede)
-
(bkz: school girls gone wild)
-
(bkz: allcopsarebastards)




