reklam !
-
sonu hayal kırıklığıysa boş , umutluysa hoş eylem.
-
üniversiteyi bitiresiye kadar nefret ettiğim eylemsizlik hali.
bir haziran ayında gerçeklerle kkarşılaşınca beklemenin hayatım boyunca dinlenmek, kendime vakit ayırmak, müzik dinlemek ve 30 kb. değeri olmayan giriler yazmak olduğunu anladım. mühim olan bekleme sürelerini artırmak. misal şu an bir izban noktasında trenin gelmesini bekliyorum. trenin gelmesine 10 dakika var. tren 10 dakika sonra değil de 3gün sonra geleceğini hepimiz bilsek eve gider dün akşamdan kalma tutulmuş sırtımla uyumaya çalışırdım. 6ay sonra geleceğini bilsem sanırım memlekete gider alkol alır kitap okurdum. 3 yıl sonra geleceğini bilsem müzik eğitimi alır kırlarda kozalak toplar makarnanın türevlerini geliştirmeye çalışırdım. bekliyorum, bekleyeceğim. 29 yıl 4 ay 3 gün sonra emekliliğime kavuşunca mükemmele yakın ses sistemimle babazula'dan bir sana bir de bana'yı yazlığımda dinleyecek, yıllanmış bedenimle şarap içecek huzura kavuşacağım. belki huzru bulunca tanrıyı sorgulamayı bırakıp ömrümüzün en güzel yıllarını inanarak bile geçirebilirim. bulutların üstünden bırakmak gibisi var mıdır bu kirli dünyada? -
-
nerede, ne zaman, ne olacağını bilmeden öyle kalakalma hali.. evlerden ırak diycem ama ben bile inanamam söylerken..
-
(bkz: belirsizlik)
-
ing. waiting.
-
(bkz: gelmiyorsun)
-
karşındaki kişinin sabrını denemektir.
-
belki de biraz geç rastladım sana
ama her şey geç gelmiyor mu yurdumuza.
cemal süreya -
yaşamanın en korkunç halidir.




