reklam !
-
uzak durulması gereken insan. en azından aşık olduğu kişiye kavuşana yahut ondan vazgeçene kadar temkinli yaklaşılmalı. aksi takdirde ne aklî olarak ne de fizikî olarak sağlıklı oluyorlar; kendimden biliyorum.
sözlük yazarlarından rica ediyorum, aşık olan uzak dursun benden. siktirin gidin, unutup öyle gelin. başıma iş açmayın benim.
bu kadar. dağılın. -
saplantı derecesinde aşık olanlar var ki evlerden ırak.
-
1. ayak bileğindeki küçük kemiklerden biri. baldır kemiği ile bağlanarak bileğin başlıca oynak yerini teşkil eder.
2. yapılarda çatının eğik ağaçlarını taşıyan uzun mertek. yatay durumdadır.
3. her insanın, hayatında en az bir kere içinde bulunduğu durum.
(bkz: aşık atmak) -
size her ne yapmış olursa olsun yeniden toplanıp o güce eriştiğinizde yine onun peşinden gidiyorsanız üzgünüm ama salak değil aşıksınız. ve bir gün öyle bir halde olacaksınız ki salak olmayı yeğleyeceksiniz.
-
-
- aşık mısın?
+ hayır ama bana iyi geliyor. daha doğrusu birbirimize iyi geliyoruz...
- aşık mısın?
+ hayır, yalnızım ve onunla yalnızlığımı paylaşıyorum...
+ aşık mısın?
- hayır, galiba kaçığım. ondan hoşlanmıyorum, onu sevdiğimi bile söyleyemem ama böyle giderse evleniriz bile...
+ aşık mısın?
- bildiğim tek şey var, o da acı çektiğim!...
haydi kıralım hayallerimizi - * -
insanlar başta gelmeleriyle yalnızlıklarını dağıtanlara aşık olurlarmış, bir de bunun sonunda gitmeleriyle kendilerini yine yalnız bırakanlara. bunun bir ortası yok. baştan ve sondan ibaret olandır aşık olan. aşkının da ortası yoktur.
-
gözlerinde hayatı yaşadığınız şahıstır.
-
maşuk arayan divanedir.
-
ben insan değilmişim, mutlu edemezmişim seni
zamansız gidermişim, yarım bırakırmışım, sonları hiç sevmezmişim
ama ben çok, çok, çok aşığım sana...




