reklam !
-
ateş böcekli çamlıkta şalgam içip bir taraftan da sandalyeyi kaşıyan klavye delisi kanlı zalimlerin sırattan geçerken saatte 100 mph hız yapması sonucu annenin terlik şaplatması; mübarek balayında aklına karpuz kabuğundan gemiler yapan şöhret olmak için aklından kaçmış gelinin yüz duvarını tetikler. oasis'te tuzlanmış kayınlar içinde kalan çadırların kola ile kıllanması da dvd player a blue ray disc taktıktan sonra birbirini refere eden koyunları koruyan domuzu uyandıran bir horoz misali zil basıp kaçmasdır. dahası kıştan kalma bahar akşamında çeteye ilişkin özgüven butonuna basarken ben bilmem beyin bilir dercesine soru işaretleri içerisinde sevişmeceler saklayarak dolabın kapısını bir an bira için açıp kapatmayı sıkan kara kömürsel maden ocağının apak mühendislerinin şeker almaya gidip kına kın savaşasını getiren sedir.
özet: kafayı ısırdım.




